728. Ertuğrulgazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Ayalan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Metin Çobanoğlu ve vatandaşların katılımıyla Hükümete Konağı Meydanı'ndaki yürüyüşle başladı.
728. Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri fotoğrafları için tıklayın.
Başbakan Yardımcısı Arınç ve beraberindekiler yürüyüş öncesinde boyunlarına poşu bağladı. Hükümet Meydanı'na gelen Başbakan Yardımcısı Arınç, Vali Çolak ve beraberindekiler oluşturulan kortejin ön sıralarında yürüdü. Kortejin önünde şenlik kapsamında dün yapılan cirit yarışmasına katılan Erzurum ile Erzincan Atlı Spor Kulüpleri'nin atlı oyuncuları yer aldı.
Yürüyüşün sona erdiği stadın yanındaki Ertuğrul Gazi Türbesi'ni ziyaret eden Bakan Arınç, Vali Çolak ve beraberindekiler burada dua etti. Arınç, türbenin anı defterini de imzaladı. Buradan stadın çevresinde kurulan çeşitli kentlerde faaliyet gösteren Yörük derneklerinin kurduğu çadırları ziyaret eden Arınç, vatandaşlarla sohbet etti ve hatıra fotoğrafı çektirdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da şenlik başlamadan Söğüt'e gelerek protokoldeki yerini aldı.
Stattaki şenliğe Bakanlar Arınç ve Günay'ın yanı sıra BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayalan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Metin Çobanoğlu, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan, AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, MHP Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı ve diğer ilgililer katıldı.
Törenler, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bilecik'in Söğüt ilçesinde düzenlenen 728. Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nde yaptığı konuşmada, 'Bugün hem devlet hem de birey, fert olarak varlığımızı borçlu olduğumuz Ertuğrul Gazi'nin muazzez hatırasını yad etmek için bir araya geldik' dedi.
Ertuğrul Gazi'nin 728 yıl önce birbirinden bağımsız, ihtilaflar ve çatışmalar ile tarih sahnesinden silinmenin eşiğine gelmiş bir milleti birlik, beraberlik ve kardeşlik mayasıyla tekrar tarih sahnesine çıkarttığını anlatan Arınç, şöyle konuştu:
'İşte bugün bu ruhtan aldığımız güç ve aynı kardeşlik duygularıyla bu ulu çınarın gölgesindeyiz. Bizim gücümüzün kaynağını hiçbir zaman kaba kuvvet ve zorbalık oluşturmadı. Tarihte kurduğumuz başta Osmanlı olmak üzere hiçbir medeniyetimiz kılıçların ve silahların gölgesinde de yaşamadı. Gücümüzün temeli en evrensel insani değerlerin üzerine oturtulmuştur. Tarihteki istikametimizi, inancımız ve milletimizin değerleri şekillendirmiştir. Bu değerler ilimle yoğrulmuş adalet, irfanla harmanlanmış sevgi, merhamet ve hoşgörüdür.
Başta Anadolu olmak üzere ayak bastığımız her yere yağmayı ve talanı değil, yüreğimizden bir parçayı da götürdük. Girdiğimiz her coğrafyayı insanlık için cehenneme değil, yaşanası bir yurda çevirdik. Bunun için bizler, ne Malazgirt'i ne Mohaç'ı ne İstanbul'un fethini ne Çanakkale'yi ne de İstiklal Mücadelesi'ni topla, tüfekle yapmadık. Eşsiz gücümüzün kaynağı birlik ve beraberlikten neşet etmiş müstesna kardeşlik ruhudur. Orada ecdadımızı sarmalayan, onların yüreğini bir yangın yerine çeviren kıvılcım ne ise bugün aynısı bizim yüreklerimizde de mevcuttur.'
Birlik ve beraberliğin gücünü Şeyh Edebali'den, Mevlana'dan, Hacı Bektaş-i Veli'den ve Yunus Emre'nin manevi ruh ikliminde aldığını anlatan Arınç, 'Şimdi kimin haddine aramıza nifak tohumları ekerek bizleri birbirimize düşürmek? Çünkü şehit kanlarının suladığı bu mübarek topraklarda ayrık otlarının yeşermesi imkansızdır' dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da, Söğüt Şenliklerinin sıradan bir etkinlik olmadığını, bu sert havada bize bu toprakları vatan yapanları saygıyla anmak hem de bir tarihin muhasebesini yapmak o tarihten ders çıkarmak, imkan ve fırsatıyla karşı karşıyayız ve sorumlu olduklarını söyledi.
Anadolu topraklarının bir fetret yaşadığı dönemde Selçuklu'nun dağılıp Moğol'un topraklarımızı işgal ettiği, Anadolu'nun parça parça beyliklere bölündüğü bir dönemde biz, bir aşiretten ebed-müddet bir devlet, bir yayla kasabasından cihana örnek olan bir medeniyet çıkarıldığını ifade eden Bakan Günay, şöyle konuştu:
'Bunun ardında yatan gerçekleri çok iyi bilmek, araştırmak, öğrenmek ve kuşaktan kuşağa aktarmak zorundayız. Anadolu'daki beyliklerde sadece Osmanlı, sadece Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve onun arkasından gelenler birbiriyle didişmek yerine birlik olmayı temel ilke seçtiler. Onların şiarı başlangıçtan sonuna kadar 'ikilik yok birlik var, yalnız bunda dirlik var. Yalnız bundadır felah, la ilahe illallah' düsturu oldu. Böyle başladılar, böyle yürüdüler, böyle yürümeye devam ettiler. O yüzden bir yayla kasabasından bir cihan imparatorluğu çıkardılar.'
Bakan Günay, Osmanlı'nın, ahalisini, Türk, Türkmen, Hristiyan, Müslüman, Rum, Ermeni, Kürt, Alevi, Sünni diye ayırmadığını ifade ederek, Osmanlı'nın hepsini bir tuttuğunu, vatandaş saydığını, bunların haklarını korumayı kendine görev saydığını bildirdi.
Osmanlı'nın sadece kılıcı üzerinde değil, adalet ve merhamet üzerinde bir devlet ve medeniyet kurduğunu anlatan Günay, şöyle devam etti:
'Bizim de şimdi bu adalet ve merhamet anlayışı üzerinde kurulmuş bulunan devletten bugün için çıkaracağımız dersler var. Bugün de aramızdaki her türlü ayrılığı ve ayrımcılığı reddedip gücümüzü içeride didişmeye değil, birleşmeye, bütünleşmeye vererek, tümüyle dışa dönük büyük başarılara, yeni gelişmelere, yeni hamlelere yöneltmemiz gerekiyor. Bugün hükümetin milletiyle birlikte yapmaya çalıştığı budur. Kardeşlik, dayanışma, dostluk, birlik ve bütünlük üzerine hiçbir ayrım gözetmeksizin yurttaşlarını etnik kökenlerine, inançlarına, oturdukları yerleşim bölgelerine, zengin ya da yoksul olduklarına göre, saçlarının ya da gözlerinin rengine göre, yüreklerindeki inançlarına göre ayırmadan hepsini Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak bir ve eşit tutmaya çalışmaktır. Bugün yapmaya çalıştığımız budur, açılım budur, değişim budur hamlemiz, yürüyüşümüz budur.'
Vali Musa Çolak ise, Söğüt ve çevresinin büyük bir uygarlığın ve medeniyetin tesis edildiği yer olması bakımından büyük önem taşıdığını söyledi.
Söğüt'te kurulan Osmanlı Devletinin, Altı yüz yıla yakın dünyaya hükmettiğini, dünyanın dört bir yanında sayısız eserler ve izler bıraktığını, değişik milletlerin ve kavimlerin huzur içerisinde adilane bir yönetim altında bir arada yaşamalarını sağladığını ifade eden Vali Çolak, şöyle konuştu:
'Günümüzün acımasız rekabet çağında milletleri ayakta tutacak en önemli kurumlardan birisi milli kültürleridir. Bu topraklarda eğer kendi kültürümüzü üretemez ve yarınlarımızın teminatı olacak nesillerimizi bu kültür içerisinde yetiştiremez isek küresel dünyada kendi benliğimiz ile var olmamız güçleşecektir. Bu itibarla kendi kültür köklerimizi diri tutmak mecburiyetinde ve mütemadiyen oralardan beslenmek durumundayız. Üzerinde bulunduğumuz bu toprakların, Söğüt'ün, Bilecik'in Türk kültüründe böylesine hayati bir önemi vardır. Osmanlı Devleti'nin doğduğu ve asırlara damgasını vuran Türk büyüklerinin, Ertuğrul Gazi, Şeyh Edebali, Dursun Fakı ve diğer birçok muhterem şahsiyetin Söğüt ve çevresinde bıraktıkları maddi-manevi değerler, yüzyıllar boyunca yaşatılmış ve yaşatılmaya devam etmektedir. Türk milleti vefalıdır. Bu toprakları Türk yurdu yapan Ertuğrulgazi'ye, dünyada bir başka benzeri olmayan sadakat ve vefa duygularını ifade etmek için 728 yıldır, ülkemizin dört bir yanından insanlarımız buraya gelerek, ecdada saygının, vefanın, misafirperverliğin, sevgi ve saygının, en güzel örneğini göstermektedirler. Türk milletini üstün kılan haslet, iyi ve kötü günde birlik ve beraberliğini korumasının yanında geçmişine, milli, manevi ve kültürel değerlerine olan sımsıkı bağlılığı ve saygısıdır.
Ertuğrul Gazi'yi Anma Ve Söğüt Şenlikleri mayasını bu kültürden alan barışın, kardeşliğin, huzurun sembolü büyük ve güzel bir etkinliktir. Bizim kültürümüzde kavga yok, barış var; nefret yok sevgi var; bencillik yok, paylaşım var. Bizim bin yıllık Anadolu kültürümüz böylesi yüce değerlerle örgülüdür. İşte biz bugün burada milletimizin yüzyıllar boyu oluşturduğu bu güzel değerleri yaşıyor, yaşatıyor ve bütün dünyaya tanıtıyoruz. Ertuğrulgazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri bu bakımdan fevkalade önemlidir. Kültürümüze sahip çıkmak bir ve bütün olabilmenin temel şartlarındandır. 'Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür' diyen Büyük Önderimiz Atatürk, kültürün milletler için önemini vurgularken bize de hedef göstermiştir. Burada devlet millet el ele bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkıyoruz.
Bir toplumda, fertleri birleştiren müşterek değerler ve bağlar kurulmadığı veya sahip olunan değerler yok edildiğinde, görünüşteki bütünlüğe rağmen, birliğin bozulacağı, içten içe parçalara ayrılacağı muhakkaktır. Onun için toplumumuzda ortak değerleri korudukça birlik ve beraberliğimizin ilelebet devam edeceğini hepimiz biliyoruz. Türklerin Anadolu'da bin yıldan fazla bir süre içinde varlığını korumasındaki sır, toplumun din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin ortak değerlere sımsıkı sarılmasının yanında fertlerin birbirine gösterdikleri saygıdan ileri gelmektedir. Bundan sonra bize düşen görev Atalarımızdan miras aldığımız bu kutsal değerleri genç nesillerimize aktarmaktır.'
Son yıllarda hükümetin de büyük destekleriyle tarihi değer taşıyan eserlerin restorasyonuyla ilgili önemli ve anlamlı çalışmalar yaptıklarını anlatan Vali Çolak, konuşmasına şöyle devam etti:
'Bu kapsamda, toplam 15 milyon liraya mal olacak, Söğüt Ertuğrul Gazi Türbesi ve Tören Alanı Çevre Düzenlemesi Projesinde yürütülen çalışmaların bir kısmı, Başbakanlık Tanıtma Fonundan sağlanan 2.4 milyon lira ödenekle tamamlanmıştır. Yine, Dursun Fakih Türbesi çevre düzenlemesi, Söğüt Hamidiye İdadisi ve Dar-ul Eytam Binaları, Köprülü Mehmet Paşa Kervansarayı, Bilecik Müzesi başta olmak üzere, ilimizin değişik yerlerindeki tarihi eserler restorasyondan geçirilerek hizmete sunulmuş olup, konak, cami, imaret, hamam ve daha onlarca tarihi değer taşıyan eserde de restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Bu çalışmalar tamamlandığında ilimiz tarihi kent kimliği ön plana çıkmış olacak. Bu çalışmaların büyük önem arz etmesinin sebebi, Bilecik'in Türk tarihinin dönüm noktaları sayılabilecek olaylara sahne olmasındandır.
Dağılmaya yüz tutmuş Anadolu Selçuklu Devletinden, yeni bir Türk Devleti olan Osmanlı İmparatorluğunun doğduğu, yıkılan Osmanlı Devletinin küllerinden, yine bu topraklarda kazanılan İnönü Zaferleriyle, sadece düşmanın değil milletimizin Makus talihinin de yenildiği yeni ve genç Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasına giden yolda Bilecik önemli bir konumdadır.'
Konuşmaların ardından Bilecik Valisi Çolak, Arınç ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a üzerinde Osmanlı devlet armasının işli olduğu İznik çinisi tabak hediye etti. Bakan Arınç, Vali Çolak ve katılımcılar daha sonra şenliğe katılan halk oyunları ekiplerinin, askeri bandonun, cirit ve mehteran takımlarının yer aldığı geçit törenini izledi.